Es salatü vesselamü aleyke Ya RAsul !
  Peygamberimizin Şeytanla Konuşmasını Dinle
 
 
fareniz el şeklini alınca üç kere tıklayınız.
Iblis’in Peygamber Efendimi Ile Konusmasi:
Seceret-ül Kevn’den (Muhîddin-i Arabî) îbni Abbas (R.A.) den naklen Muaz bin Cebel rivayet ediyor;
Bir gün Rasulüllah (S.A.V.) Efendimiz Hz. Eyyüb El-Ensarî’nin evinde ashabi ile sohbet ederlerken, disaridan:
- Ya Rasülullah! Görülecek, halledilecek bir isim var. Halli için içeriye girmeme müsaade buyurur musunuz? diye bir ses geldi. Bu sesi isiten Rasulüllah (S.A.V.) Efendimiz ashaba dönerek:
- Bu sesin sahibinin kim oldugunu biliyor musunuz
- Allah ve Rasülü en iyi bilendir. Sesin sahibinin kim oldugunu bilmiyoruz ya Rasûlullah! dediler. Efendimiz:
- O, melûn îblîs’tir Allah’in laneti O’nun üzerine olsun, buyurunca
Hz. Ömer (R.A.) hemen yerinden firlayarak:
Ya Rasûlullah! izin veriniz. O’nu hemen öldüreyim, dedi.
- Dur ya Ömer! Bilmez misin ki
O’na belli hir vakte kadar mühlet verilmistir. Buna kimse muktedir degildir. Öldürmeyi aklindan çikar, dedikten sonra söyle buyurdu:
- Kapiyi açin, gelsin. O, buraya gelmek için emir almistir. Söyleyecegi sözleri iyice anlamaya çalisiniz’.
Rasûlüllah’in izni üzerine açilan kapidan melun îblîs içeri girdi. Gözleri yukari dogru açilmis, kafasi büyük bir fil kafasi gibi. sasi, köse bir ihtiyar görünümünde. îblîs:
- Selam sana ya Muhammedi Selam size ey Peygamber ashabi! diye selam verdi. Iblîs’in selamini kimse almadi. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:
- Selam Allah’indir ey mel’un! buyurarak, bize niçin geldin ya laîn? diye sordu.
Iblis:
- Ben de buraya gelmekten çok rahatsiz oldum. Allah-u Teala’nin, bir melekle; "Habibim Muhammed’e (S.A.V.) zeliline bir sekilde gidecek ve insanlari nasil aldattigini anlatacaksin. Sana ne sorulursa dogru cevap vereceksin seklindeki emri üzerine buraya geldim." dedi.
Bunun üzerine Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimiz.
- Ya mel’un! Söyle bakalim. insanlar arasinda en çok sevmedigin kimdir? diye sordu, îblîs:
- Sensin ya Muhammedi diye cevap verdi. Rasülüllah:
- Benden sonra en çok kimleri sevmezsin? diye sordu, îblîs:
- Adil devlet reislerini, ilmiyle amel eden alimi, Varligim Allah yoluna adayan müttakî genci.
Sabirli olan fakiri ki, ihtiyacim üç gün üst üste hiç kimseye anlatmaz, halinden kimseye sikayet etmez. Sükreden zengini ki, kazanci helal yoldandir ve Allah rizasi için harcar ,fakir ve yetimleri korur.
Kur’ân-i hifzederek onunla amel edeni ve bes vakit Allah (c.c.) rizasi için ezan okuyan .müezzini, Dinine bagli, daima abdestli olan zahidi ve kendini haramdan sakinan merhametli kalb sahi-bini; Helal yiyip cömert olan kisiyi ve Hakk için tevazu edip, ahlaki güzel olani; Herkes uyurken gece kalkip namaz kilani; Allah (c.c.) için sevisen iki genci, Cemaatle namaz kilmaya çok istek ve dikkatli mü’mini kalbinde bir sey olmaksizin arkadaslarina nasihat verip, Allah’in (c.c.) tekeffül ettigini tasdik edeni; Ihlasli ve tesettüre riayet eden kadinlara yardimci olan kimseyi; ölüm her an gelecekmis gibi hazirlik yapan müslümani hiç sevmem. Bunlar benim can düsmanlarimdir, diye cevap verdi.
Resülullah (S,A.V.) Efendimiz ile îblis arasinda su konusma geçti:
- Ümmetim tadil-i erkan üzere namazini eda etse nasil olursun?
- Beni bir sitma tutar, tir tir titrerim. Kul Allah için secde ettikçe bir derece yükselir.
- Peki, oruç tuttuklari zaman?
- Elim, ayagim baglanir. Ta onla iftar edinceye kadar.
- Kur’an okuduklari zaman?
- Eririm. Suda eriyen tuz, ’Ateste eriyen kursun gibi.
- Hacc etseler?
- Boynuma bir zincir vurulur.
- Sadaka verdikleri zaman nasil olursun?
- Iste o zaman halim çok kötü olur. Sanki sadaka veren basimdan asagiya beni ikiye böler.
Zira sadakada su hasletler vardir;
Sadaka verenin mali bereketlenir. Allah-u Teala sadakalarim cehennemle arasinda perde yapar, her türlü belâ sikinti ve üzüntüleri ondan giderir, dualari makbul olur, Kiyamet günü hayirlari mizanda agir gelir.
Iblîs’in bu sözlerinden sonra Resülüllah (S.A.V.) Efendimiz, ona sira ile su sorulan sordu.
- Ya mel’un! Beraber oturdugun arkadasin kimlerdir?
- Faiz yiyenler.
- Dostlarin kimlerdir?
- Zina edenler, yalan söyleyenler.
- Yatak arkadaslarin ve hizmetçilerin kimlerdir?
- Içki içenler, sarhoslar.
- Misafirlerin kimlerdir?
- Hirsizlar.
- Elçîn ve habercilerin kimlerdir?
- Sihirbazlar. .
- Gözünün nuru nedir?
- Talak’a (Karisini bosamak için) yemin edenler.
- Sevgililerin kimlerdir?
- Cuma namazini terkedenler.
- Hazinedarin?
- Zekat vermeyenler.
- Peki, ya lain, senin kalbini ne kirar?
- Allah rizasi için cihada giden atlarin kisnemesi.
- Senin cismim ne eritir?
- Günahlarina tövbe edenlerin tövbesi.
- Cigerini parçalayan nedir?
- Gece ve gündüz Allah’a çokça yapilan istigfar.
- Peki, yüzünü ne kara eder?
- Gizlice verilen sadaka.
- Gözünü kör eden?
- Teheccüd (gece) namazi.
- Basim egdiren?
- Çokça cemaatle kilinan namaz ve sana devamli getirilen salavat.
- Sana göre insanlarin en sevimli-si kimdir?
- Namazlarim bilerek kasden birakanlar.
- Sana göre insanlarin en sakîsi kimdir?
- Cömertler.
- Seni isinden ne alikoyar?
- Alimlerin meclisleri.
- Ebu Bekir için ne dersin?
- Cahiliyyet devrinde bile bana itaat etmeyen O. Islam’a girdikten sonra mi itaat edip yalan söyleyecek?
- Peki Ömer için ne dersin?
- Her gördügüm yerde ondan kaçarim.
- Peki Osman için?
- O’ndan pek çok utanirim.
- Peki ya Ali için ne dersin?
- O’nunla basa çikamam! Beni kendi basima biraksa. Ben de O’nu biraksam. Ama O beni birakmaz.
Resülüllah (S.A.V.) Iblîs’in bu sözlerinden sonra söyle buyurdu.
- Allah’a hamdolsun. Ey sakî Ümmetimin saadete kavusmasi için ahiretine hazirlanmasini sagladin.
Bunun üzerine Iblîs de söyle dedi:
- Ya Muhammedi Ümmetinin saadeti için nasil ferah durursun? Ben o belli vakte kadar sag kald?kça, onlarin kan damarlarinda dolasir, vesvese veririm. Beni yaratan Allah’a yemin ederim, ki, onlarin alim ve cahillerim, abid ve tacirlerini velhasil hepsini azdiririm. Yalniz Allah’in salih kullari müstesna. Iste onlari azdiramam.
Rasülüllah (S.A.V.) Efendimiz:
- Sana göre bu salih kullar kimlerdir. Ya Lain? diye sorunca Iblîs;
- O salih kul ki mal ve parayi sevmez, medhedilmekten hoslanmaz, hemen onu birakir, kaçarim. Bir kimse ki mali, parayi ve övülmeyi sever, kalbi dünya arzularina baglidir. Iste o benim en itaatkar dostumdur.
Sonra benim yetmisbin tane çocugum vardir. Onlarin her birini bir yere tayin etmisimdir. Her çocugumun da yetmisbin tane seytani vardir.
Onlarin bir kismim ülemaya, bir kismim mesayiha, bir kismim ihtiyar kadinlara musallat etdim. Bir kismim gençlere ve çocuklara gönderdim. Gençlerle aramiz gayet iyidir. Çocuklarla da bizimkilerin istedikleri gibi oynarlar. Bir kismini da âbid ve zahidlere yolladim. Her taraflarindan hücum ederler. Öyle bir hale gelirler ki, baslarlar, çesitli sebeplerden herhangi birine sövmeye. Iste böylece ihlaslari gider. Yaptiklari ibadetleri ihlassiz olur. Fakat bu durumlarinin farkinda olamazlar.
Rasûlallah (S.A.V.) ile iblis arasindaki konusma söyle devam etti:
- Rabbinden neler taleb ettin?
- On sey taleb ettim.
- Nedir o taleb ettiklerin ey mel’ ün?
- Sunlardir: Birincisi, Allah’tan beni, Adem ogullarinin malina ve evladina ortak etmesin! diledim. Bu ortaklik talebimi yerine getirdi. Ki bu (Onlarin mallarina ve çocuklarina ortak ol. Onlara vaad et. Halbuki seytan onlara aldatistan baska ne vaad eder "îsra: 64") ayet-i celîlesi ile sabittir.
Besmelesiz kesilen her hayvanin etinden, faiz ve haram karisan her yemekten yerim. Seytandan, Allah’a siginilmayan malin da ortagiyim. Öyle ki, cinsî münasebet aninda besmele çekmeyip seytandan Allah’a siginmayan kimse ile birlikte, hanimi ile birlesirim. Ve o birlesmeden hâsil olan çocuk bize itaat eder, sözümüzü dinler.
Her kim hayvana (veya vasitaya) binerken haram yola gitmeyi isteyerek binerse ben de onunla beraber binerim. Ona yol arkadasi olurum. Bu da ayet ile sabittir. Allah-u Teala bana su emri verdi: "Onlar üzerine suvalilerinle, piyadelerinle yaygara çikart. -îsra: 64-"
Kendime kardesler istedim. Bana mallarim israf edenlerle, ma’siyet yoluna para harcayanlari verdi.
Bu da su ayet-i celîle ile sabittir. "Çünkü (mallarini) saçip savuranlar seytanlarin kardesleri olmuslardir. Seytan ise Rabbine (karsi) çok nankördür.")
Ben Adem ogullarini görebileyim, fakat onlar beni görmesinler diye, diledim. Allah kabul etti.
Bunun üzerine Resülülah (S.A.V.) söyle buyurdu.
- Eger bu söylediklerin! Allah’in (c.c.) Kitabindaki ayetlerle isbat etmeseydin seni tasdiklemezdim.
Ya Muhammedi Ben hiç kimseyi azdirmaya, delalete düsürmeye kadir degilim. Ancak vesvese vererek kötü bir seyi güzel gösterebilirim. Eger delalete düsürmeye imkanim olsaydi, dünyada Allah’a ve Peygamberlerine inanan hiç bir insan birakmaz, hepsin! delalete ve küfre sürüklerdim.
Nasil ki, sen de, hidayete kadir degilsin. Zira Sen ancak Allah’in Rasülüsün ve teblige memursun. Sayet hidayet elinde olsaydi yeryüzünde tek kafir birakmazdin.
Sen, Allah’in mü’min kullari için bir hüccetsin... Ben de, kendisi için ezelde sekavet yazilan kimselere bir sebebim.
Hidayet de, dalalet de ancak Allah’ tandir.
Seytan onlara vaad eder, olmayacak kuruntulara ve ümidlere düsürür. Fakat seytan onlara kuru bir aldatmadan baska ne vaad eder?
Iste onlarin (aldananlarin) varacaklari yer cehennemdir. Oradan kaçacak bir yer de bulamayacaklardir. Nisa Süresi Ayet: 120-21
Kur’an okudugun vakit, o kovulmus seytandan. Allah’a sigin.
Hakikat su ki iman edipte Rableri-ne tevekkül edenler üzerinde o seytanin herhangibir hakimiyeti yoktur.
Onun hakimiyeti ancak, kendisini dost edinenlere ve Allah’a ortak kosanlaradir. Nahl Süresi: Ayet 98-99-100
Iblis’in Peygamber Efendimize söyledigi Hakikatler:
Iblis’in Peygamber Efendimize söyledigi Hakikatler.
Veheb Ibn-i Münebbih (r.a.) rivayet ediyor. Allah Teâlâ (c.c.) seytana emir buyurmuslar. Git! Hz. Muhammed (S.A.V.) nin soracaklarina cevap ver. Iblis eli asali bir ihtiyar kiliginda Peygamber Efendimize gelir.
Peygamber Efendimizle arasinda asagidaki mükâlemeler geçer.
- Sen kimsin?
- Ben Iblisim.
- Ne lçin geldin?
- Allah’in emri ile soracaklarina cevap verecegim.
- Ya mel’un, ümmetimden kaç düsmanin var.
- Onbes düsmanim var.
1. Sensin,
2. Adaletle is gören hükümdar,
3. Alçak gönüllü cömert, zenginler.
4. Ticaretinde dogru olanlar.
5. Allah’tan korkan alimler (ehl-i takva sahipleri).
6. Nasihatle herkese hayir isteyen müminler.
7. Kalbi merhametli müminler.
8. Tevbe edip, tevbesinde sebat edenler.
9. Haramdan sakinanlar.
10. Daima abdestli bulunanlar.
11. Her zaman çokça sadaka verenler.
12. Insanlarla iyi geçinen, güzel (halim) huylu kimseler.
13. Insanlara faydali olanlar.
14. Kur’an-i çok okuyanlar ve Allah’i devamli zikredenler.
15. Gecelerde insanlar uyurken kalkip namaz kilan ve ibadet edenler.
Resulullah Efendimiz tekrar sorar.
- Ümmetimden senin yoldaslarin kimlerdir.
- Zalim hükümdar, kibirli zenginler, hain ticaret ve sanat erbabi, içki içenler, giybet yapanlar. Zina yapanlar, yetim mali yiyenler, namazi kilmayip terk edenler, zekat vermeyenler, bos kuruntular yapanlar benim yoldaslarimdir.
Seytanin hileleri hakkinda Bir Hâdis:
Resûl-i Ekrem (S.A.V.) buyurur. "Iblis yeryüzüne indigi zaman Allah-u Teâlâ’ya:
- Yâ Rab, beni kovdun ve yeryüzüne gönderdin. O halde bana bir mesken ver, dedi.
Allah-u Teâlâ:
- Meskenin hamamdir buyurdu.
- Bana oturacagim bir toplanti yeri ver.
- Toplanti yerin sokak baslari ile çarsi ve pazarlardir.
- Bana yemek ver.
- Yemegin, Besmelesiz yenen yemeklerdir.
- Bana içecek ver.
- Keyif veren her içki senin içecegindir.
- Bana bir dellâl ver.
- Bütün çalgilar senin dellâlindir.
- Bana okunacak bir sey ver.
- Siirler senin okuyacagin seylerdir.
- Benim de hadisim, sözlerim olsun.
- Senin sözlerinde yalanlardir.
- Bana av âletleri ve tuzaklar ver.
- Senin tuzaklarin kadinlardir, Hz. Aise (R.A.) diyor ki: Resûl-i Ekre (S.A.V.) "Seytan birinize gider hulûl eder ve vesvese yolu ile:
- Seni kim yaratti, diye sorar. Adam:
Seytan ise ona:
- Allah (c.c.) yaratti, diye cevap verir.
- Ya Allah (c,c.) i kim yaratti? der. Sizde biriniz böyle bir suâl ile karsilasinca, Allah ve Resulüne imân ettim,
desin, Zira bu, o vesveseyi giderir" buyurdu. Ebû Hüreyre (Buhari, Müslim)
Musa (a.s.)’in Seytanla Olan Hikâyesi:
Musa (a.s.)’in Seytanla Olan Hikâyesi ni anlatir
Bir Rivayet’de Iblis Musa (a.s.) mülâki oldu ve:
- Ya Musâ, sen Allah-u Teâlâ’nin risâletle seçtigi bir peygambersin. Benim durumum sence mâlum. Tevbe etmek isterim. Benim için sefaatci ol. der.
Tûr-i Sinâ’da Allah (c.c.) ile mukâlemesinden dönerken, kendisine Allah-u Teâlâ
- Emanetini yerine getir. buyurur. Musâ (a.s.) meseleyi anlatir. Allah-u Teâlâ
- Âdem’in kabrine secde etsin, dilegini yerine getireyim ve tevbesini kabul edeyim, buyurur.
Musa (a.s.) vaziyeti Iblis’e anlatinca,
- Ben onun dirisine secde etmedim, ölüsüne secde edermiyim? diye böbürlenip kibirlendi ve kizdi. Sonra Musâ (a.s.) a
- Sen ki benim için çalistin, bana hakkin geçti. Üç yerde beni hatirla. Zira o zamanlar sen en zayif ve ben de en güçlü olurum. Insan oglunun kalbini feth eder ve kendime uydururum.
Birincisi kizdigin zaman. O zaman ruhum kalbinde, gözüm gözünde, ve kanin damarda cereyâni gibi vücuduna dahil olurum. Insan kizdigi zaman nefsini körüklerim, artik ne yaptigini bilmez olur.
Ikincisi cihad zamanlarinda beni 1iatirla. O zamanda ben mü’minlere yanasir; karisini çocugunu geride biraktiklarini hatirlatir ve onu ihlâsla cihâd’den soguturum.
Üçüncü de mahremin olmayan kadinlarla yalniz kalinca. Sakin ola yalniz kalma. Ben arada elçilik yapar ve mutlaka fitneyi ve sehveti uyandiririm.
Denildi ki: Velilerden biri seytan’a
- Âdemogluna nasil galip olur onu saptirirsin, diye sorar. Seytan cevaben.
- Kizdigi, hevâ-i nefsinin galeyana geldigi zaman. Zira keyfi oldumu kalbine, kizdigi zaman basina (aklina) girerim.
Resul-i Ekrem "Bir sey’i (çok) sevmen, seni ktir ve sagir ederii buyurmustur.
Sevdigimiz seye dikkat edelim. Seytana degil, Allah (c.c.) a sevgi ile (seytana karsi) kör ve sagir olalim.
Seytanin en büyük oyunu, müslümana günahini göstermemek ve tevbe ettirmemektir.
Su iki haslet seytani çok kizdirir! Seytanin vesveselerine aldirmamak, Allah (c.c.) in zati hakkinda tefekkürü terketmek. Sakik-i Belhi
Kalbin Tedavi Yollari:
Bilmis ol ki kalbi korumanin çaresi seytanin giris yollarini bilmek, bu huylardan temizlemek Allah’i anmak. Bu onu kalbe ugramaktan alikor. Zira gerçek zikir, ancak kalbi takvâ ile tamir ettikten ve kalbi kötü sifatlardan temizledikten sonra kalbde yerlesir ve ulasilmaz bir kal’a olur. Ebû Hüreyre (R.A.) anlatiyor. Bir gün bir mü’minin seytâni ile bir kâfirin, seytâni karsilasirlar. Kâfirin seytâni yag’ li, semiz, parlak ve temizdir. Mü’minin seytâni ise zayif, pis, kirli ve çiplaktir. Kâfirin seytâni, mü’minin seytânina; - Bu ne hâl? diye sorar. Mü’minin seytâni; - Ne yapayim, bir adama düstüm ki adam yiyecegi zaman (Besmele’yi) olur, ben aç kalirim, içecegi zaman okur, susuz kalirim. Giyinirken okur, çiplak kalirim. Temizlendigi zaman (Besmele) ile temizlenir, pis kalirim. dedi. -- Ben de öyle birine düstüm ki: Hiç (Besmele) getirmez. Ben de onun yiyecegine, içecegine giyecegine velhâsil herseyine ortak olurum, dedi




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: melek 123, 10.12.2011 19:43:41:
:- seytana guven olmaaz



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Siten:
Mesajınız:

 
  Bugün 27 ziyaretçi (68 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=