Es salatü vesselamü aleyke Ya RAsul !
  Dua Bahçesi
 







Dua ederken aşağıda belirtilen on kuralı uygularsanız,
duadan çok daha fazla yararlanabilirsiniz diye düşünüyorum:
1- Her gün bir köşeye oturun. Hiçbir şey söylemeyin.
Yalnız Allahı düşünün. Böyle yaparsanız dimağınızı Allaha açmış olursunuz.

2- Sonra basit cümlelerle sesli olarak dua etmeye başlayın.
Kafanızda olan herhangi bir şeyi yaradana söyleyin.
Allahla kendi günlük dilinizle konuşun, o sizi anlayacaktır.

3- Her gün işe giderken, trende veya otobüste dua edin.
Dua ederken gözlerinizi kapayın, dünyayla ilişkinizi kesip yalnızca Allahın varlığını hissedin.
Bunu her gün yaptıkça Allah'ın varlığını daha iyi hissedeceksiniz.

4- Dua ederken Allah'tan her gün bir şeyler istemeyin,
onun yerine bize bahşettiği nimetler ve yaptığı yardımlar için teşekkür edin.

5- Dua ederken dualarınızın sevdiklerinize ulaşacağına,
Allah'ın da onları sevip koruyacağına inanarak dua edin.

6- Dua ederken aklınıza hiçbir olumsuz düşünce getirmeyin.
Yalnız olumlu düşüncelerle ilgili dualar etkili olur, bunu aklınızdan çıkarmayın.

7- Daima Allah'ın sizin için yapacaklarını kabul edeceğinizi belirtin.
Allah'a isteklerinizi de belirtin, fakat Allah ne yaparsa onu kabul edeceğinizi de ifade edin.
Onun sizin için yaptıkları, sizin isteklerinizden her zaman daha iyi olur.
Bunu da sakın unutmayın.

8- Herşeyi Allah'ın iradesine bıraktığınızı belirtin.
Allah'tan size en iyi şeyleri yapma yeteneği vermesini isteyin.
Hareketlerinizin her türlü sonucunu Allah'ın kararına bırakacağınızı belirtin.

9- Sevmediğiniz ve size kötü davranan insanlar için de dua edin.
Gücenme, manevi gücün ortaya çıkmasında en büyük engeldir.

10- Kendileri için dua edeceğiniz insanların bir listesini yapın.
Bu listeye sizinle doğrudan ilişkisi olmayan, uzaktan tanıdığınız insanların ismini de yazın.
Ne kadar çok insan için dua ederseniz, duanın faydasını o kadar çok görürsünüz.


Dua Etmek ...
 - “ Ben Allah’a (CC) dua etmem.”
 Deme, sonra nasıl olsa gelecek gelir; gelmiyorsa olan da gelmez gibi sözlerini de bir mazeret olarak gösterme. Bunlar boş sözdür. Daima dua et. Dua etmek bir vazifedir, görevdir; kulluk icabı sayılır. Dünya ve âhirete ait işlerin için Allah’a (CC) yalvar, dua et ve iste. Haram olmayan, ahlakına bir zarar vermeyecek olan her şeyi O’ndan (CC) talep et. Çünkü Cenab-ı Hakk (CC) bizi dua etmeye teşvik ediyor, emir veriyor:
 
- “Bana dua edin, icabet ederim. Allah’ın (CC) güzel nimetlerini isteyin, ama o nimetleri birbiriniz için böbürlenme vesilesi yapmayın.”
 
Dua üzerine Peygamber (SAV) Efendimiz havli emirler vermiştir. Ümmetini dua etmeye teşvik etmiştir. Bunların birkaçını zikretmek yerinde olur:
 
- “Kabul olacağına inanarak dua edin. Allah’a (CC) yalvaracağınız zaman ellerinizi açınız.”
 
İş bu Hadis-i Şerifler senin; “dua etmeye lüzum yok. Etsem de gelir etmesem de.”
 
Şeklinde söylediğin sözlerin yersiz olduğunu gösteriyor.
 
Daima Allah’tan (CC) iste. Kısmetinde varsa gelir; bu geliş senin imanını arttırır. Duaya alıştığın için halka yüz suyu dökmekten de kurtulursun. Şayet kısmetin değilse yine duan iyi olur, Allah’a (CC) imanın olduğu anlaşılır. Ayrıca bütün hallere karşı sende bir uysallık olur. Asabiyete kapılmadan işlerin kolaylıkla hal yolunu bulursun. Borçlu isen kolaylıkla ödeme yollarını ararsın. Sakin olduğun için herkesin itimadını kazanırsın.
Çünkü imanlısın, işlerini Allah’a (CC) bırakıyorsun.
 
Yaptığın duaya dünyada karşılık verilmese bile ahirette bol ecir alırsın. Günahların, hataların bağışlanır. Allah (CC) kullarına bol ihsanlar yapandır. Acır, dualarını kabul eder.
 
Duanın kabul olunacağı muhakkaktır. Ya bu alemde ya öbür alemde karşılığı görülür.
 
Peygamber (SAV) Efendimiz bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyurur:
 
- “Kıyamet günü imanlı kimse amel defterinde birçok iyi işlerin mükafatı şeklinde bazı şeyler görür, hayret eder. Sonra ona sorulur:
 
- ‘Bunları biliyor musun?’ Haliyle bilmez ne olduğunu:
 
- ‘Bilmiyorum…’
 
Der. Buna karşılık ona şöyle anlatılır:
 
- ‘İşte bunlar senin dünyada dua yoluyla istediğin şeylerin karşılığıdır. Kaderinde olmadığı için orada verilmedi; burada onların mükafatını alıyorsun’.”
 
Her iman sahibi Allah’a (CC) dua eder… İman sahibi, Yaradanını (CC) her zaman anandır. Her hakkı yerine getiren iman sahibidir.
 
Sonra dua eden bilir ki her şeyi veren Allah’tır (CC).
 
Dua eden kibirli değildir. İşte bundan ötürü dua iman sahibinin huyları arasında olmalıdır.
 
Ehl-i iman, duadan kaçınmamalıdır.
 
AbdulKadir GEYLANİ
Fütuh-ul Gayb
66. Makale

''Gözünüzdeki nem, duaya dönüşmedikçe ağlamış sayılmazsınız. Dertlerinizi, sevinçlerinizi Allah'la paylaşın. Sonra Allah sizinle cenneti paylaşır.''


'' Duanız kadar kulsunuz. Kulluğunuz kadar gerçek.''


'' Ve ancak Allah'ı özleyen bir insan duayla kurtarabilir kendini.''

(İSMAİL ACARKAN / O'na Ruhumun Yaralı Olduğunu Söyleyin



''Dua etmek Yaradan'ı değiştirmez ama dua edeni değiştirir''


''Her söz dua değildir.Ancak ruhu olan sözler duadır.''


''Yüreğinin derinliklerinden Rabbini çağıran kişi,kendini aşkın sonsuz semasında bulacaktır.''


''Bir el Allah'a açılırsa;hiçbir şey alamdan asla kapanmaz.Allah kimseyi boş göndermez.''


''Namaz bir duadır.Allah'ın rızasını ve sevgisini istemenin bir yoludur.O duadır ki;içinde ve dışında Allh'ın haricinde bir söz yoktur.
Namaz bir yakarıştır;kulun Allah'a halini söylemesi ve O'ndan aman dilemesidir;O'nun büyük affını dilemesidir.
Namaz bir niyazdır.Allah'a şükürle,hamd ile,tesbih ile dolu bir istekdir.Öylesi bir istek ki ; beklenilen tek şey O'nun cevap vermesidir.Dünyanın esaretinden ve cehennemin karanlığından korunmak istemesidir.Ve sevdiğiyle bu yolculuğa beraber gitmenin adıdır,kalbini imana ulaştırmanın bir yoludur namaz.''


'Rabbimiz; ''Ellerini bana kaldırıp dua eden kulumun ellerini boş çevirmekten haya ederim'',buyurdu.Melekler : ''Ey Rabbimiz,o bağışlanmaya layık değildir'' ,dediler.Bunun üzerine Rabbimiz : ''Lakin ben onu korumaya ve affetmeye ehilim.Sizi şahit tutarım ki,onu affettim'',cevabını verdi.(Hadis-i Kutsi)


''Dua ;rahmetin anahtarıdır.''


''Allah'ın lütuflarından isteyiniz.Çünkü Allah kendisinden istenilmesini sever''(Hadis-i Şerif)


''Allah'a duayı cevap vereceğinden emin olarak yapınız.Gafletle oyalanan kalbin duasını Allah kabul etmez.''


''Sizin herhangi biriniz duasında acele etmediği ve 'dua ettim de,kabul edilmedi' demediği sürece,duası kabul edilir.'' (Hadis-i şerif)


''Kabul edileceğine inanarak Allah'a dua ediniz.Biliniz ki Allah ,şuursuz,gaflet içinde bulunan bir kalpten çıkan duayı kabul etmez.''(Hadis-i Şerif)


''Mü'min bir dua ile Allah'a yalvarırsa,bu dua -günah işlemek veya akraba ile ilgiyi kesmek için olmadıkça- yüce Allah ona şu üç şeyden birini verir:
-Ya duasını kabul edip,istediğini dünyada verir.
-Yahut ona vereceğini ahireti için saklar.
-Veya duasına karşılık,ondan o duanın dengi olan bir kötülüğü uzaklaştırır.(Hadis-i şerif)



''Dua...
İnsanın hayata uzanan eli...
Dua...
İnsanın sonsuz kudrete kalbiyle yönelmesi..
Dua..
İnsanın,ümitsizlik ve çaresizliğin karanlığından,mutlak ışığa doğru yürümesi..
Dua...
Nefsin hayat yükünü insana yüklemesine muhabil,ruhun ve kalbin kudret gemisine binip hafiflemesi..Yükünü Rahman'a vermesi..
Kalp ve ruhun eli,gözü,kulağıdır dua..''


''Dua;hayatın nefesidir.
Dua;ibadetin nuru ve kokusudur.
Dua;Yaradan'ın huzurunda olmanın,O'na muhatap olabilmenin adıdır.
Dua;ruhun,madde kafesinin kapısını aralayıp kanatlanmasıdır.
Dua;sevdiğine yönelmek,sevgiliyle dertleşmek,ona yaşadığı zorluğu da,mutluluğu da anlatmaktır.
Fani olanın,sonsuz olana;muhtaç olanın,sonsuz zenginliğe sahip olana bağlanmasıdır dua..
Bir bahar mevsiminde açan çiçeklere,gül kokularına,rahmet meyvelerine pencerelerimizi açmak misali;ebedi bahar meltemlerine gönül penceremizi açmaktır ,dua..
Zalimin zulmüne,vefasızlığa,yalnızlığa,sıkıntılara,zorlukl ara en güzel cevabı almak için soru sormaktır dua..
Cevap ondan gelir.Sonsuz derecede adil,vefalı,ebedi dosttan gelir.Cevap dostçadır,sevgiyledir.
Cevabın adı huzurdur,bazen gözyaşıdır ama mutlaka ruhun aydınlanması,kalbin yatışmasıdır.
Dua;dünyanın ve maddenin öetesini görmek,öte alemlerin varlığını hissetmektir.
Dua;sonsuza giden yolda,kalp gözünü o sonsuz ufka dikmektir.''
''Dua;hayatın nefesidir.
Dua;ibadetin nuru ve kokusudur.
Dua;Yaradan'ın huzurunda olmanın,O'na muhatap olabilmenin adıdır.
Dua;ruhun,madde kafesinin kapısını aralayıp kanatlanmasıdır.
Dua;sevdiğine yönelmek,sevgiliyle dertleşmek,ona yaşadığı zorluğu da,mutluluğu da anlatmaktır.
Fani olanın,sonsuz olana;muhtaç olanın,sonsuz zenginliğe sahip olana bağlanmasıdır dua..
Bir bahar mevsiminde açan çiçeklere,gül kokularına,rahmet meyvelerine pencerelerimizi açmak misali;ebedi bahar meltemlerine gönül penceremizi açmaktır ,dua..
Zalimin zulmüne,vefasızlığa,yalnızlığa,sıkıntılara,zorlukl ara en güzel cevabı almak için soru sormaktır dua..
Cevap ondan gelir.Sonsuz derecede adil,vefalı,ebedi dosttan gelir.Cevap dostçadır,sevgiyledir.
Cevabın adı huzurdur,bazen gözyaşıdır ama mutlaka ruhun aydınlanması,kalbin yatışmasıdır.
Dua;dünyanın ve maddenin öetesini görmek,öte alemlerin varlığını hissetmektir.
Dua;sonsuza giden yolda,kalp gözünü o sonsuz ufka dikmektir.''

 
 
            “Allah’ım!
            Senden yardım isteriz,
            Senden bağışlamanı dileriz.
            Senin hidayet etmeni isteriz.
            Sana inanırız,
            Sana tevbe ederiz.
            Sana güveniriz.
            Bize verdiğin nimetleri bilerek seni hayır ile överiz.
            Sana sükrederiz.
            Hiçbir nimetini inkar etmez ve onları başkasından bilmeyiz.
            Nimetlerini inkar eden ve sana karşı geleni bırakır gideriz.
            Allah’ım!
            Biz yalnızca sana kulluk ederiz.
            Namazı yalnız senin için kılar ve sadece sana secde ederiz.
            Yalnız sana koşar ve sadece senin yoluna hizmet ederiz.
            Rahmet ve şefkatini ümit eder, azabından korkarız.
            Sühhesiz senin azabın kafirleredir.”
 


DUA, SEN'in kudret eline tutunmak demektir,
DUA, SANA giden yol demektir,
DUA, insanlığımıza uyanmak demektir,
DUA, fenafillah kapısı demektir,
DUA, var olmanın sırru demektir....

ALLAH'ım bizi cehennemden muhafaza eyle
ALLAH'ım bizi bütün ateşlerden muhafaza eyle
ALLAH'ım bizi dini ve dünyevi fitnelerden muhafaza eyle
ALLAH'ım bizi ahir zaman fitnesinden muhafaza eyle
ALLAH'ım bizi kahrının azabından muhafaza eyle
ALLAH'ım bizi kahrının ateşinden muhafaza eyle


Ey efendilerin efendisi,
Ey dulara cevap veren,
Ey iyiliklerin sahibi,
Ey dereceleri yükselten,
Ey bereketleri büyük olan,
Ey hataları bağışlayan,
Ey belaları def eden,
Ey sesleri işiten,
Ey dilekleri veren,
Ey sır ve gizlilikleri bilen,
Ey hasta kullarına şifa veren,
Ey merhametlilerin en merhametlisi..

Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, SEN'den başka İLAH yok ki biza imdat etsin.
EMaN ver bize, EMaN diliyoruz .bizi cehennem azabından muhafaza eyle..

Ey her şeyin gerçek MABUDU olan ALLAH,
Ey dünyada dost ve düşman ayırt etmeden bütün mahlukatınnı rızıklandıran RAHMAN,
Ey ahirette sadece dostlarına merhamet edecek olan RAHİM,
Ey herşeyi hakkıyle bilen ALİM,
Ey yarattıklarına son derece yumuşak muamele eden HALİM,
Ey sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi olan AZİM,
Ey herşeyi yerli yerinde yapan HAKİM,
Ey kendine güvenen kullarının işini en iyi şekile yola koyan VEKİL,
Ey herşeyi ayakta tutan MUKİM,
Ey iyilik ve ikramı bol olan KERİM..

SEN bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, SEN'den başka İLAH yok ki bize imdat etsin.EMaN ver bize, EMaN diliyoruz.Bizi cehennemden muhafaza eyle...

Ey yardım isteyenlerin yardımcısı,
Ey şaşkınların yol göstericisi,
Ey korunmak isteyenlerin koruyucusu,
Ey günahkarların bağışlayıcısı,
Ey korkanlara emniyet veren,
Ey miskinlere merhamet eden,
Ey yalnızlık duyanların dostu,
Ey darda kalanların dualarına cevap veren,

SEN bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, SEN'den başka İLAH yok ki bize imdat etsin.
EMaN ver bize, EMaN diliyoruz.Bizleri cehennem azabından muhafaza eyle...


Ey gaybları bilen,
Ey günahları bağışlayan,
Ey ayıpları örten,
Ey sıkıntıları kaldıran,
Ey kalbleri değiştiren,
Ey kalbleri nurlandıran,
Ey kalblerin tabibi,
Ey kalblerin sevgilisi,
Ey kalblerin dostu..

SEN bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, SEN’den başka İLAH yok ki bize imdat etsin. EMaN ver bize, EMaN diliyoruz. Bizi cehennem azabından muhafaza eyle..

Duanın kabul olması için
 
Kur’an-ı kerimde, (Dua edin, duanızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder) buyurulduğu halde, bazı dualar niçin kabul olmuyor?
 
CEVAP
 
Duanın kabul edilmesi için bazı şartlar vardır. Duanın kabul edileceğinden şüphe etmemeli, şartlarına riayet edilip edilmediğinden şüphe etmelidir. Gereken şartlara riayet etmeden duanın kabul edilmesini beklemek uygun olmaz.
 
Önce çalışmak, sonra dua dinin esası!
 
Kabul edilir ancak, çalışanın duası!
 
Duanın kabul edilmesi için gereken şartlardan bir kısmı şöyle:
 
1- Haram lokmadan sakınmalıdır!
 
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
 
(Haramdan sakının! Midesine haram lokma girenin kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]
 
Sad bin Ebi Vakkas hazretleri dedi ki: Ya Resulallah, dua buyur da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin!
 
Cevabında buyurdu ki:
 
(Duanızın kabul olması için helâl lokma yiyiniz! Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua nasıl kabul olunur?) [Şir’a]
 
Yine buyurdu ki:
 
(Duanın kabul olması için iki şey gerekir. Duayı ihlâs ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helâldan olmalıdır. Müminin odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı dua kabul olmaz.) [Tergibüs-salât]
 
2- İtikadı düzgün olmalıdır.
 
Sapıkların, mezhepsizlerin, duaları kabul olmaz. Hadis-i şerifte, (Bid’at ehlinin duası ve ibadetleri kabul olmaz) buyuruldu. (İbni Mace)
 
Âyet-i kerimenin, duanın tesir edebilmesi için, okuyan ve okunan kimsenin buna inanması ve okuyanın itikadının düzgün olması, Allah rızası için okuması, kul hakkından sakınması, haram yememesi ve karşılığında ücret istememesi şarttır.
 
3- Uyanık kalble ve kabul edileceğine inanarak dua etmelidir.
 
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
 
(Allahü teâlâya, kabul edileceğine tam inanarak dua ediniz! Biliniz ki, Allahü teâlâ gafil bir kalb ile yapılan duayı kabul etmez.) [Şir’a]
 
4- Dualarım niçin kabul olmuyor dememelidir.
 
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
 
(Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah’tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari]
 
İstenilen şeyin olmaması, duanın kabul olmadığını göstermez. Onun için duaya devam etmelidir! Duanın kabulünün gecikmesinin başka sebepleri de vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
 
(Mümin dua edince, Allahü teâlâ, Cebraile, “Ben onu seviyorum, isteğini hemen yerine getirme!” Facir, [günahkâr] dua edince de “Ben onun sesini sevmiyorum. İsteğini hemen yerine getir” buyurur.) [İbni Neccar]
 
Şu halde, duanın kabulünün gecikmesi zararlı değildir.
 
5- Bela gelmeden önce çok dua etmelidir.
 
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
 
(Sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen, refah zamanında çok dua etsin!) [Tirmizi]
 
Ebu İshak hazretlerinden dua istediler. Dua etti. Duasının kabul edildiğini gören bir talebesi, (Efendim, bu duayı bana da öğretin, ihtiyaç halinde ben de edeyim) dedi. Buyurdu ki: (Duamın kabul edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar, ettiğim dualar ve haram lokmadan sakınmamdır.)
 
6- Duaya hamd ve salevatla başlamalıdır.
 
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
 
(Ey namaz kılan, acele ettin. Namaz kıldıktan sonra dua ederken önce Allahü teâlâya layık olduğu şekilde hamd et, sonra bana salevat getir, sonra dua et!) [Tirmizi]
 
7- Yalvararak dua etmelidir.
 
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Gafil olan kalb ile yapılan dua makbul değildir.) [Tirmizi]
 
Hz. Davud zamanında kuraklık oldu. Halk dua etmek için aralarından üç âlimi seçtiler.
 
Âlimlerden biri şöyle dua etti: (Ya Rabbi, Kitabında kendimize zulmedenleri affetmemizi bildirdin. İşte biz, nefslerimize zulmettik. Senden af diliyoruz. Bizi affet!)
 
İkinci âlimin duası da şöyle: (Ya Rabbi, Kitabında köleleri, azat etmemizi bildirdin. İşte biz kul olarak huzurundayız. Bizleri azat eyle!)
 
Üçüncü âlim de şöyle dua etti: (Ya Rabbi, Kitabında, kapımıza gelen saili kovmamamızı, yüz çevirmememizi bildirdin. İşte biz de sail olarak huzurundayız. Senden rahmet istiyoruz. Bizi boş çevirme!)
 
Duaları kabul olarak rahmet yağdı.
 
8- Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir.
 
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
 
(Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]
 
9- Günah işlemeyen dil ile dua etmelidir.
 
Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâya günah işlemeyen dil ile dua edin) buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı sual edilince, (Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir) buyurdu. [Tergibüs-salât]
 
10- İsm-i azam ve esma-i hüsna ile dua etmelidir.
 
Gafletle dua etmektense hiç dua etmemek daha iyi değil mi?
 
CEVAP
 
Gaflet içinde olduğunu söyleyerek, duayı bırakmak doğru değildir. Kalbine geldiği gibi dua etmek, ezberlediği duayı okumaktan daha iyidir. (Bezzâziyye)
 
Dua dinin direğidir. (Allahü teâlâ indinde duadan daha şerefli bir şey yoktur), (Düşmandan kurtulmak, bol rızka kavuşmak için dua edin! Çünkü dua, müminin silahıdır) hadis-i şerifleri duanın önemini açıkça bildirmektedir. Allahü teâlâdan bir şey istememek ise çok kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
 
(Allahü teâlâ, kendisinden bir şey istemeyene, dua etmeyene gadap eder.) [Tirmizi]
 
Başka bir hadis-i şerifte, (Dua ibadettir) buyuruldu. İbadeti terk etmek ise hiç uygun değildir. Kur’an-ı
 
kerimde mealen buyuruluyor ki:
 
(Bana dua edin kabul edeyim. [Bana halis kalb ile dua ederseniz kabul ederim.] Bana ibadet etmek istemeyenleri, zelil ve hakir eder, Cehenneme atarım.) [Mümin 60]

DUA MÜ'MİNE SİLAH....
DUA Kİ,DİNE DİREK,DUA GÖĞE YERE NUR,
DUA PARLATIR YÜREK!


Ey Rabbim! Senin mübarek ismini anarak ve rahmetinin gölgesine sığınarak ve Senden mağfiret dileyerek söze başlarım.Şüphesiz alemlerin Sultanı sen olduğun gibi,sözlerin sultanıda elbet sensin!

Sana hamd eder,her işimde Senden yardım dilerim.Sana hakkıyla hamd etmekten acizim.Senin nimetlerinin şükrünü insan nasıl ifa edebilir ki,bir nefes için iki şükür lazımdır.Vücudumdaki her kıl Senin eserin olunca,artık ben niceye çırpınayım ki,her kılın şükrüne muvaffak olayım....

Ya Rabbi,Ya Rabbi! Sen herkezin 'Ya Rabbi! 'deyişlerini duyarsın.Sen her canlının rızkını verir,her düşküne acırsın.Padişahlar da senin kapında devlet bulur,köleler de.Kim Senin dergahından yüz çevirirse,o kendisine yazık etmiş olur.


DUA ILE ILGILI AYETLER 
2/186- Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler. (BAKARA)

7/55- Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez. (ARAF)

7/56- Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na, korkarak ve rahmetini umarak dua edin. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır. (ARAF)

7/205- Sabah akşam demeden, kendi içinden, korkarak ve yalvararak, alçak sesle Rabbini an ve gafillerden olma. (ARAF)

7/206- Zira Rabbinin katında olanlar, Allah'a kulluk etmekten asla kibirlenmezler, O'nu tenzih eder, şanını ulularlar ve yalnızca O'na secde ederler. (ARAF) 
 
13/14. Gerçek dua O'nadır. O'nun dışında yalvarıp durdukları ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir. (RA'D)

28/28- Nefsince de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Sen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma. (KEHF)

32/16- Onların yanları yataklardan uzaklaşır, korku ve ümid içinde Rablerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan hayıra sarfederler. (SECDE)

40/60- Halbuki Rabbiniz: 'Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibadet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir.' buyurdu. (MÜ'MİN)



 
İnşirah Duası


Ey Yalnızların Kendi Başına Kalmışların Arkadaşı,
Ey Mutsuzluğa Düşmüşlerin Yardımcısı,
Ey Yoksulların Zenginliği,
Ey Zayıfların Gücü,
Ey Fakirlerin Hazinesi, Gariplerin sığınağı,
Ey Tek Güç Ve Kudret Sahibi,
Ey İhsanıyla Tanınan Keremi Sonsuz Rabbim,
Efendimiz Ve Yakınları Hürmetine Sıkıntılarımı Gider.

Ey Rabbim
Sen Sıkıntılarıma Karşı Hazırlığım,
Musibetim Anımda Ümidim,
Yalnızlığımda Arkadaşımsın
Gurbetimde Dostum
Kederli Anımda Beni Ferahlatansın
İhtiyacım Anında Yardımıma Koşan
Zor Anlarımda Sığınağımsın
Beni Korkuların Karanlığından Kurtaran Aydınlığımsın.
Ey Rabbim Sen Şaşkınlığımda Bana Yol Gösterensin
Biliyorum Rabbim Sen Günahlarımı Bağışlayan
Ayıplarımı Örten, Sıkıntılarımdan Kurtaran
Kalbimi Sevginle Süsleyensin.
Sen Kalbimin Hem Tabibi Hem Sevgilisisin.
Sen Ki Şaşkınlara Yol Gösteriri
Muhtaçlara Yardım Eder
Korunmak İsteyenleri Korursun.

ALLAH’ım , Ben Senin Kulunum
Kulunun Çocuğuyum.
Görüyorsun ki Rabbim Sıkıntılıyım.
Bildirdiğin Ve Gizlediğin Tüm İsimlerini
Ve Kur-An’ı Kerim’i Kalbimin Baharı
Gönlümün Nuru , Sıkıntılarımın İlacı Yap.
Ruhum Susamış Suya , Kalbim özler seni
Gözlerimi Senin Sevdiğin Şeylere Çevirdim
Kulaklarımı Seni Çağıranın Ülkesine Bıraktım
Ve Susayan Bir Toprak Gibi Bitkin Kaldım
Kalbimi Senin Yoluna Koydum
Ve Ellerimi Senin Dergahına Açtım
Bundan Sonra Da Sana Gelecek
Senden İsteyeceğim
Güneş Ve Ay Senin Nurundan Almış Nasibini
Güneş Senin Sevginden Böyle Ateş
Ay Böylesine Mahzun
Irmaklar Senin Hasretinden Böyle Çağlar
Deniz Bu Ayrılıktan Böyle Deli Böyle Dalgalı
Hep Hüzünlü Hep Ağlamaklı
Kuşların Ümidi Sen
Bitkilerin Neşesi
Çiçeklerin Rengi Sen
Ve İnsanların Hiç Bitmeyen Duası Sen
Mevla’m Bizi Biran Olsun terk etme
Sevgin İçimizde Hep Uyanık Kalsın
Yolun Rasul’ün Yolu Olunca Ondan Başka Kime Bel Bağlayayım
Rabbim ALLAH’tır Benim
Nurum Ve Kurtuluşum Ondan Gelecek
Öyleyse o’nu Bırakıp Kime Gideyim
Günahla Örtülmüş Varlığım İçinde
Bir o’nun Özlemidir Beni Yaşatan
Şefaatim o’nun Dilindeyken
o’nu Bırakıp Kimi Dinleyeyim
Mevla’m
Beni Kendine Dost Seçinceye Kadar Yaşat
Ve Aşkınla Yandığım Biranda Al Canımı
Al Ki Ölüm Aşkımın Adı Olsun.

Ey Rabbim, Ben Ki Günahı Sevabından Çok
Aklı Dünyaya Takılmış
Kalbi Fani Şeylere Anmış Bir Zavallıyım
Ama Sen Öyle Nur Öyle Rahmansın
Öyle Güzelsin Ki
Ne Olur Rabbim Senden Uzak Kalan
Şu Kulunu Kendine Yakınlaştır
İmanınla Dirilt.

Ey Sevdiklerini Sevindirmekten Hoşlanan Rabbim
Sana Açılan Ellerimi Geri Çevirme
Kalbime Aşkınla Tecelli Et Ki
Senden Başka Hiçbir şey Kalmasın O Kalpte
Senden Başka Hiçbir şeyi Olmayacak Kadar Zengin Eyle Beni
Her şey de Seni Anmayı
Her şey de Seni Görmeyi Nasip Eyle.

Bana İsimlerinle Güç Ver Ey Rabbim
O İsimlerin Ki Kalplerin Nuru
Hiçbir şeyi Olmayanların gururudur.
Ey Rabbim Bize İsimlerinin Hakikatini Göster.
Bizi Sensiz Bir An Bile Yaşatma.

ALLAH’ım Sana Meryem’in Temizliği İle Gelmek İstiyorum
Günahlarla Kirlenmeme İzin Verme.
Sana Musa’nın Duası İle Geliyorum
Şeytana Uymam İçin Peşimden Koşanlardan Beni Kurtar.
İsmail’in Tevekkülü İle Boynumu Büküyorum.
Beni Ve Soyumu Sana Kul Olarak Yaşat.
Sana İsa’nın Ruhu İle Geliyorum.
Beni Katına Almanı Diliyorum.
Sana Yunus’un Duası İle Yalvarıyorum.
Beni Yutan Nefsimin Karanlıklarından Kurtarmanı Bekliyorum.
Rabbim, Sana Yusuf’un Gömleği İle Geliyorum.
Beni Düştüğüm Ümitsizlik Kuyusundan Çıkarmanı Diliyorum.
Sana Muhammed Mustafa’nın Kulluğu İle Geliyorum.
Beni Miraca Çıkarmanı Bütün Sıkıntılarımı Gidermeni Diliyorum…

D.Ali Erzincanlı


Kumeyl Duası
 
 

Ey Rabbim,
Her şeyi kaplayan rahmetinden
Her şeye gücü yeten kuvvetinden
Önünde her şeyin boyun eğdiği kudretinden
Karşısında hiçbir şeyin duramadığı izzetinden
Her şeyi kaplayan azametinden
Her şeyi kuşatan ilminden
Her şeyi aydınlatan nurundan
İstiyor ve bekliyorum
Ey nur, Ey Kuddüs, Ey ilklerin ilki ve sonların sonu
Rabbim, İsmet perdesini yırtan günahlarımı affet
Nimetleri değiştiren hatalarımı affet
Duaların kabulünü engelleyen
Belalar getiren
İşlediğim bütün günahları ve yaptığım bütün hataları affet.
Rabbim, zikrinle sana yaklaşabilirim, biliyorum.
Rahmetinden beni kendine yaklaştırmanı diliyorum.
Bana şükrü öğretmeni
Zikrini ilham etmeni diliyorum.
Bana merhamet etmeni
Beni, verdiğine razı ve kanaatkar kılmanı diliyorum.
Sen ki ihtiyacı olana verirsin
Kapına geleni geri çevirmezsin.
Ey rabbim senin saltanatın yücedir.
Kimine gizli, kimine apaçıksın

Rabbim, biliyorum ki
Senden başka günahlarımı bağışlayacak
Suçlarımı örtecek kimse yok.
Biliyorum ki ben nefsime zulmettim.
Sana itaat etmedim.
Bütün bunlara rağmen beni unutmadığından
Ve bana lütfettiğinden dolayı
Kalbim sana kavuşma arzusuyla yanıyor
Rabbim biliyorum ki sen benim dostumsun
Her kötülüğümü örtersin
Başıma gelen her belayı hafifletirsin

Rabbim görüyorsun ki
Zincirlerim beni çökertti.
Çirkin ve boş emellerim beni senden uzaklaştırdı.
Dünya beni aldattı.
Gururum ve kayıtsızlığım kalbimi katılaştırdı
Rabbim biliyorum ki sen benim dostumsun
Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar
Affet beni ey Rabbim

Farz edeyim ki senin ateşine dayandım.
Her acıya göğüs gerdim
Ama senin rahmetinden bir an bile uzak kalmaya dayanamam biliyorsun

Ey Kerim ve Rahim olan Rabbim
Yemin ediyorum ki eğer konuşmama izin verirsen
Senin kapında her an coşarım
Feryat edenlerin feryadı gibi kapında feryat ederim,
Kaybedenlerin ağlaması gibi ağlarım.
Nerdesin? Çağırıyorum seni ey müminlerin dostu
Ümitsizlerin ümidi
Güçsüzlerin dayanağı
Ağlayanların sevgilisi
Seni vücudumun tüm zerreleriyle çağırıyorum.
Rahmetine ümitle koşuyorum.
Görüyorsun ki bu kalp senden ayrılmanın acısını duyuyor.
Bu dil seni anıyor.
Bu kalp seni arıyor ve ağlıyor.
Ah Rabbim o nasıl azapta kalabilir?
O senin affedeceğinden ümitlidir, emindir.
Senin sevgini arzuladığı halde ateş onu nasıl yakabilir.
Onun güçsüzlüğünü biliyorsun.
O bu acıları daha ne kadar taşıyabilir?
Sen ona yol gösterirsen ateşin sıcaklığı ona nasıl zarar verebilir?
O seni Rabbim diye çağırmaktadır.
Ruhunda senin izlerin varken onu nasıl ateşe atabilirsin?
Hayır asla sen bunları yapmazsın
Ben senin keremini biliyorum.
Merhametini biliyorum.
Senin isimlerin mukaddestir.
Sen insanlara kendini tanıttın
Rahmetinle kalplerini okşadın
Rahmetini benden esirgeme Ey Rabbim
Bil ki sana muhtacım

Gizlice yaptığım günahlar senin ilmindedir.
Beni gizli günahlarımın ağırlığından kurtar.
Sen her şeye şahitsin.
Günahlarımı rahmetinle gizledin, biliyorum.
Rabbim sen her günahı bağışlayan ve her hatayı örtensin.
Sen benim fakirliğimden ve güçsüzlüğümden haberdarsın.

Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Rabbi

Yüceliğin adına seni anmama yardım et
Boş emellerim, günahlarım, aşırılıklarım, bilgisizliğim ve gafletimden dolayı senin af kapını gözyaşımla çalıyorum.
Biliyorum ki derdimin ilacı sensin.
Ey Rabbim, benim kimim var senden başka
Affı ve rahmeti başka kimden isteyeyim.
Bu kadar günah ve aşırılıktan sonra sana geldim
Pişman ve perişanım
Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar.
Gözyaşımla sana dönüyor, günahımı itiraf ediyorum.
Yalnız sana sığınıyor, özrümün kabulü için af diliyorum.
Beni affet Rabbim, beni affet.

Ey Rabbim senin rahmetini gördükten sonra beni yakacağına inanayım mı?
Keşke bilseydim
Sen benim dünya ve ondan gelecek belalara direncimin azlığını biliyorsun.
Ve biliyorsun ki ben senin ayrılığına dayanamam.
Gözyaşımla çağırıyorum seni ey Müminlerin dostu.
Feryat edenlere cevap veren
Ey sadık yüreklerin dostu
Beni bu gece ve her saatte affet
Her günahı işlemiş ve her günde bulaşmışım
Sen hepsine şahitsin
Gizli olanı sen rahmetinle gizledin
Beni çirkin günahlarımın ağırlığından kurtar
Yüreğim dostluğunu kaldıramaz
Ama kalbim sevgini hissedebilir.
Rabbim sana böylece inanamamıştık ve senin sevginden habersizdik

Ey Kerim ve Rahim olan Rabbim
Sen benim dünya ve ondan gelecek belalara karşı gücümü arttır.
Bana kudretinle güç ver.
Biliyorsun ki ben sana muhtacım
İlahi
Bilmiyorum sana neleri şikayet edeyim.
Zorlukları mı?
İnsanları mı?
Üzerime gelen günah ve belaları mı?
Beni affet Rabbim.
Her şeye sabrettim ama senin ayrılığına sabredemem.
Beni hizmetine al.
Sana sürekli bir kul olayım
Güvencim, dayanağım, dostum sevdiğim sensin.
Her halimde sana koşarım.
Bana kuvvet ver.
Kapına gelmeme yardım et
Uğrunda her şeyimi vermem için bana güç ve nur ver.
Huzurunda değişmez olayım.
Sana koşanlarla birlikte sana koşayım.
Seni sevenlerle birlikte seni seveyim
Rahmetin ve kudretinle koru beni
Hatalarımı affet.

Değil mi ki sen kullarına bu hükmü verdin.
Bana yönelin, benden isteyin, kabul edeyim dedin
Ben de yüzümü sana çevirdim
Elimi sana uzattım
Silahı, ağlamak ve sermayesi ümit olan şu kulun
Senin kapına geldi
Eğer affedersen bu senin şanındır.
Eğer bağışlamazsan hangi kapıya gideyim.
Hangi kapı var.
Senden başka Rab yok ki onun kapısına gidilsin
Tüm zerrelerimle sana sığınıyorum Rabbim,
Rahmetinle, şefkatinle beni kucakla…
Amin...Amin...Amin....

Yüceliğin adına seni anmama yardım et
Boş emellerim, günahlarım, aşırılıklarım, bilgisizliğim ve gafletimden dolayı senin af kapını gözyaşımla çalıyorum.
Biliyorum ki derdimin ilacı sensin.
Ey Rabbim, benim kimim var senden başka
Affı ve rahmeti başka kimden isteyeyim.
Bu kadar günah ve aşırılıktan sonra sana geldim
Pişman ve perişanım
Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar.
Gözyaşımla sana dönüyor, günahımı itiraf ediyorum.
Yalnız sana sığınıyor, özrümün kabulü için af diliyorum.
Beni affet Rabbim, beni affet.

Ey Rabbim senin rahmetini gördükten sonra beni yakacağına inanayım mı?
Keşke bilseydim
Sen benim dünya ve ondan gelecek belalara direncimin azlığını biliyorsun.
Ve biliyorsun ki ben senin ayrılığına dayanamam.
Gözyaşımla çağırıyorum seni ey Müminlerin dostu.
Feryat edenlere cevap veren
Ey sadık yüreklerin dostu
Beni bu gece ve her saatte affet
Her günahı işlemiş ve her günde bulaşmışım
Sen hepsine şahitsin
Gizli olanı sen rahmetinle gizledin
Beni çirkin günahlarımın ağırlığından kurtar
Yüreğim dostluğunu kaldıramaz
Ama kalbim sevgini hissedebilir.
Rabbim sana böylece inanamamıştık ve senin sevginden habersizdik

Ey Kerim ve Rahim olan Rabbim
Sen benim dünya ve ondan gelecek belalara karşı gücümü arttır.
Bana kudretinle güç ver.
Biliyorsun ki ben sana muhtacım
İlahi
Bilmiyorum sana neleri şikayet edeyim.
Zorlukları mı?
İnsanları mı?
Üzerime gelen günah ve belaları mı?
Beni affet Rabbim.
Her şeye sabrettim ama senin ayrılığına sabredemem.
Beni hizmetine al.
Sana sürekli bir kul olayım
Güvencim, dayanağım, dostum sevdiğim sensin.
Her halimde sana koşarım.
Bana kuvvet ver.
Kapına gelmeme yardım et
Uğrunda her şeyimi vermem için bana güç ve nur ver.
Huzurunda değişmez olayım.
Sana koşanlarla birlikte sana koşayım.
Seni sevenlerle birlikte seni seveyim
Rahmetin ve kudretinle koru beni
Hatalarımı affet.

Değil mi ki sen kullarına bu hükmü verdin.
Bana yönelin, benden isteyin, kabul edeyim dedin
Ben de yüzümü sana çevirdim
Elimi sana uzattım
Silahı, ağlamak ve sermayesi ümit olan şu kulun
Senin kapına geldi
Eğer affedersen bu senin şanındır.
Eğer bağışlamazsan hangi kapıya gideyim.
Hangi kapı var.
Senden başka Rab yok ki onun kapısına gidilsin
Tüm zerrelerimle sana sığınıyorum Rabbim,
Rahmetinle, şefkatinle beni kucakla…
Amin...Amin...Amin....
(DURSUN ALİ ERZİNCANLI)
AMİN

YA ALLAH, YA KAYYUM, YA HAKEM, YA ADL, YA KUDDÜS

İsm-i azamın hürmetine, güzel isimlerin hürmetine,
Kuran-ı Hakimin ve sürelerinin, ayetlerinin,
sırlarının, nurlarının,
kelimelerinin ve harflerinin hürmetine,
Resul-ü Ekremin (aleyhisselam), mucizelerinin, kemalatının,
şeriatının ve sünnetinin
hürmetine, onun Ehl-i Beytinin, sahabilerinin ve yardımcılarının
ve bunların din yolundaki
mücadelelerinin hürmetine

Ey zalimleri yakalaması pek şiddetli olan ALLAHım...
Zalimleri zulümleriyle beraber sana havale ediyoruz,
Yardımcımız, koruyucumuz, sahibimiz ancak sensin...
Ey imdada koşacak kimsesi olmayanların imdadı,
Halimizi ancak sen biliyorsun imdat et ki kurtulalım...
Ey korunacak yeri olmayanların koruyucusu,
Dergahına sığındık bizi muhafaza eyle...
Ey kendisinden inayet isteyenlere inayet eden,
Bizede inayet et ki yıkıldığımız yerden doğrulalım...
Ey kendisinden yardım isteyenlere yardın eden,
Ne olur ism-i Cebbarinle, bize bir heybet ve celal giydir ve
düşmanlarımızın ellerini bizden çektir...
Ya ilahi ! bizim ümidimiz ve seyyidimiz yalnız sensin.
Bizi tahkir etmek isteyen ordunun düzenini dağıt !
Ab-ı ruyi Habibi Ekrem için, Kerbela'da revan olan dem için, Şeb-i
fırkatte ağlayan göz için, Rah-ı aşkında sürünen yüz için,
mübarek kıldığın mescidi aksayı ve mazlumları koru ya YARABB...
yalnız sana ibadet ederiz yalnız senden yardım isteriz
bizlerin dualarımızı kabul eyle, ya RAHMAN
İslam'a zafer ver ya Rabbi!...
 
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile

Allahım kalbimizden sevgini,
dilimizden ismini eksik etme..
Allahım Sana hakkıyla kul,
efendimiz Hz.Muhammed'e (sallallahu aleyhi vesellem) hakkıyla ümmet olmayı nasibeyle...


AMİN

Kur’an-ı Kerim’den Dua ile İlgili Ayetler
 
“Rabbiniz buyuruyor ki, bana dua edin, duanızı kabul edeyim…” (Mü’min: 40/60)
 “Rabbinize alçak gönüllü olarak ve yüreğinizin ta derinliklerinden için için yalvarıp gizlice, sessizce dua edin, doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.” (A’raf: 7/55)
 “Eğer kullarım sana beni sorarlarsa, şüphesiz ki ben onlara çok yakınım. Dua edinin duasına her zaman karşılık veririm. Öyleyse kullarım da benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki, doğru yolu bulabilsinler!” (Bakara: 2/186)
 “Peki kimdir, darda kalıp dua ettiğinde dua edinin duasına olumlu cevap veren, üzüntü ve sıkıntıyı gideren ve sizi yeryüzünde, öncekilerin yerine geçirip söz sahibi kılan? Allah’la beraber başka ilah öyle mi? Ne kıt düşünüyorsunuz?” (Neml: 27/62)
 
 Efendimizin hayatında duanın ayrı bir anlamı ve önemi vardı. O, devamlı kendisini yaratanla bir olduğunun farkında olarak sürekli Rabbine dua ve niyazda bulunur, etrafındaki insanlarında yaratıcılarına yönelmelerini tavsiye eder ve nasıl dua edeceklerini öğretirdi.
 
Efendimizin dualarından bazıları:
     Nu’mân İbni Beşîr (r.a)’dan rivayet edildiğine göre Resu-i Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Dua İbadettir.”
 
    Hz.Âişe şöyle dedi: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) özlü duaları sever, özlü olmayan duayı yapmazdı.”
     Hz.Âişe : Namaz kılıyordum, Resulullah bana; “Dualarını tam ve öz olarak yap!” dedi. Namazı bitirince ben duaların tam ve öz olarak nasıl yapılacağını sordum. Şöyle dedi : “Rabbine şöyle dua et : Ey Allah’ım
senden bildiğim ve bilmediğim bütün iyilikleri diliyorum ve senden kulun ve Resulün Muhammed’in istediği bütün iyilikleri de diliyorum.”
  Hz.Aişe : Ebubekir yanıma girmek için izin istedi fakat ben namaz kılıyordum. Bunun için elimi çırptığım halde o bundan anlamıyordu. Sonra Resulullah (aleyhisselam) geldi, ikisi de kapıda beklediler. Resulullah bana : Seni sözlerin özünü söylemekten alıkoyan nedir? Diye sordu. Ben: “Sözlerin özü nedir ya Resulullah? dedim. Resulullah : “Şöyle demendir: Ey Allah’ım, bildiğim ve bilmediğim bu dünyada ve ahirette bütün hayırlı şeyleri senden dilerim. Ey Allah’ım, bildiğim ve bilmediğim bu dünyada ve ahirette bütün kötülüklerden sana sığınırım. Ey Allah’ım, başıma gelenlerin sonunu iyi yap.”
 Enes (r.a) şöyle dedi: Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) çoğu zaman şöyle dua ederdi : “Allahümme âtinâ fi’d-dünyâ hasene ve fi’l-âhireti hasene ve kınâ azâbe’n-nâr: (Allah’ım! Bize dünyada da iyilik ver, ahrette de iyilik ver. Bizi cehennem azâbından koru!)”
 

Image Hosted by ImageShack.us





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: islami sohbet( ilahihotmail.com ), 16.09.2012 11:57:34:
çok güzel bir sayfa tebrikler



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Siten:
Mesajınız:

 
  Bugün 8 ziyaretçi (14 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=